Bir yandan kanser yapıcı, diğer yandan kanser önleyici maddeleri
içeren besinlerde pişirme ve saklama koşullarından dolayı zararlı
maddeler oluşabiliyor. Bazı besinler, uygun pişirme yöntemleri ile
zararlı kimyasal maddelerin kanser yapıcı etkilerini önleyebiliyorlar.
Hücrede hasar oluşturarak kanseri tetikleyen toksik kimyasallar
oksidant olarak adlandırılıyor. Bazı besin ya da tat verici olarak
yemeklerde kullanılan bazı bitkilerin yaprakları, çiçekleri, meyveleri,
soğanları ve tohumları oksidanlara karşı hücreleri koruyan oksidan
karşıtı yararlı kimyasalları içeriyor. Bunlara verilen isim,
antioksidant.
Dikkat! Beslenmeye dikkat ederek ve sigaradan
uzak durarak kanserin oluşumu engellenebiliyor. Çünkü mide, kolon ve
rektum, karaciğer, pankreas, böbrek, prostat gibi birçok kanserin oluşma
nedenlerinin başında da beslenme geliyor.
Korunmak için dikkat edilecek beslenme kuralları
• İdeal vücut ağırlığınızı koruyun
. Şişmanlık ve
yüksek enerjili diyetlerin tüketiminden kaçının. Vücut ağırlığınız fazla
ise uygun bir beslenme rejimi uygulayarak ve fiziksel aktivitenizi
artırarak kilo kontrolünüzü yapabilirsiniz. Bunun için beslenme uzmanı
ve hekiminizle görüşmeniz yeterli olacaktır.
• Yeterli ve dengeli beslenin. Öğünlerinizde her
besin grubundan besinleri tüketmeye çalışınız. (Et, yumurta ve
kurubaklagiller, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyve grubu, yağ grubu).
Besin seçiminizde çeşitlilik yapın.
• Beslenmenizde günlük tükettiğiniz yağ miktarını
azaltın. Yemeklerinizi sıvı yağlarla pişiriniz ve az yağ
kullanın. Kaymak, krema, mayonez, kızartılmış besinler vb. çok yağ
içeren besinlerin tüketimlerini ve tüketim sıklıklarını azaltın. Trans
yağ asitleri içeren margarinleri, cipsleri, kızartılmış besinleri
tüketmeyin.
• Kullandığınız yağın 1/3’ünün zeytinyağı, 1/3’ünün
bitkisel sıvı yağlar (ayçiçek, mısırözü, soya yağı veya kanola yağı) ve
1/3’ünün tereyağı olmasına dikkat edin.
• Yemeklerinizi pişirirken yağı yakmadan besine katın.
Yağda kızartma ve doğrudan ateşte ve mangalda pişirme yöntemlerini
kullanmayın. Böyle pişirilen besinlerde hem besin öğesi ve vitamin
kayıpları olmakta hem de bazı kanserojen maddeler oluşmaktadır. Bu
nedenle yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme ve buğulama gibi
yöntemleri ile pişirin.
• Omega 3 yağ asitleri kalp damar hastalıkları ve kansere
karşı koruyucudur. Bu yağ asitlerinin koruyucu etkilerinden
faydalanabilmek için haftada 2–3 kez buğulama veya fırında pişirilmiş
balık tüketin. Bu yağ asitini içeren, soya ve kanola yağı, soya
fasulyesi, keten tohumu, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve semizotu
gibi besinlere de diyetinizde mutlaka yer verin.
• Yağlı süt, yoğurt, peynir ve etlerin de yüksek oranda
doymuş yağ içerdiklerini unutmayın. Yüksek yağ alımı bazı
kanser (akciğer, rektum, meme ve prostat kanserleri) risklerini
artırıyor. Doymuş yağ alımını azaltmak için yarım yağlı süt, yoğurt, az
yağlı et ve tavuğu tercih edin.
• Az yağlı kırmızı eti haftada 2 kez tüketin.
Tavuk ve hindinin çok yağ içeren derisini tüketmeyin. Çok yağ içeren ve
koruyucu katkı maddeleri içeren salam, sosis, sucuk, pastırma gibi
işlenmiş et ürünlerinin tüketimlerini sınırlayın.
• Et, tavuk, balık vb. yiyecekleri mangal, tütsüleme gibi
yöntemlerle ateşe çok yakın tutarak pişirmeyin.
Etlerin bu
şekilde pişirilmesi hem protein ve vitamin kaybına sebep olur hem de
kanser yapıcı bazı maddelerin oluşumuna yol açar. Bu gruptaki
yiyecekleri pişirirken ızgara, haşlama ve fırında pişirme yöntemlerini
kullanın.
• Kalsiyum, fosfor ve B grubu vitaminlerden zengin ve
özellikle kolon kanserine karşı koruyucu olan süt ve süt ürünlerine
mutlaka diyetinizde yer verin. Günlük 2–3 su bardağı kadar
yarım yağlı süt ve yoğurt tüketin.
• Kefir, probiyotik süt ve yoğurtlar yararlı bakterileri
içerirler. Bağışıklık sistemini güçlendiren, hastalık yapıcı
mikroorganizmaların yerleşimini önleyen antikanserojen besinlerden
günlük olarak 1 su bardağı kadar tüketebilirsiniz.
• Tahıl grubundaki besinler günde 6 ve daha çok porsiyon
tüketilmelidir.
Saflaştırılmamış tahıl ürünleri (buğday,
çavdar, tam tahıl unu, bulgur, mısır, yulaf) ve bu tahılların unlarından
yapılan ekmek, makarna ve benzeri besinler, kepekli pirinç, kepekli
makarna ile kuru baklagiller vitaminler, mineraller ve diyet posası
yönünden zengindirler. Kepeği alınmış ve saflaştırılmış tahıl
ürünlerinde vitamin, mineral, protein ve posa kaybı oluyor ve
dolayısıyla besin değeri azalıyor. Saflaştırılmış beyaz un, beyaz ekmek
ve pirinç yerine besin değeri daha yüksek olan kepekli ekmek, tahıllar,
kurubaklagilleri tercih edin.
• Kurubaklagiller bitkisel protein içeriyorlar ve protein
kaliteleri et ve yumurtaya göre daha düşük.
• Besin öğelerinin ve suda eriyen vitaminlerin kayıplarını en aza
indirmek için kurubaklagillerin, makarnanın ve sebzelerin haşlama
sularını dökmeden pişirin. Protein kalitesini
artırabilmek için kurubaklagilleri, nohut gibi tahıllarla birlikte
tüketebilirsiniz.
• Soya fasulyesi önemli bir fitoöstrojen kaynağıdır.
Soya fasulyesi antikanserojenik bileşikleri içeriyor. Fitoöstrojenler
özellikle hormon bağımlı kanserlerin kontrol ve önlenmesinde rol
oynuyor. Meme kanseri, testis ve prostat kanserlerine karşı koruyucudur.
Soya fasulyesini çok tüketen ülkelerde bu kanserlerin görülme sıklığı
daha düşük. Beslenmenizde haftada birkaç kez soya fasulyesi tüketilmesi
bu kanserlerin oluşum riskini düşürür.
• Beslenmenizde günlük sebze ve meyve tüketimlerinizi
artırın. Meyve ve sebze tüketimi kansere karşı korunmada çok
önemlidir.
Meyve sebze tüketimi düşük olanlarda tüketimi az olanlara göre
kanser riski 2 kat daha fazladır. Meyve tüketimi özellikle akciğer,
özefagus, ağız boşluğu, pankreas, mide, kolon, rektum, mesane ve larenks
kanserlerine karşı koruyucudur. Her gün çiğ sebzeler ve salatalar ile
sebze yemeklerinden 2–4 porsiyon, meyvelerden 3–4 porsiyon tüketin.
• Beslenmenizde her çeşit sebze (sarı, kırmızı, turuncu
ve yeşil) ve meyveye mutlaka yer verin. Özellikle
antikanserojen vitaminler ve fitokimyasalları içeren karnabahar, lahana,
kereviz, enginar, pırasa, soğan, sarımsak, brokoli, turp, ıspanak,
tere, havuç, domates, turunçgiller gibi sebze ve meyveleri mutlaka sık
sık tüketin.
• Sebze ve meyveleri mevsiminde tüketin.
• Diyet lifi (posa) alımınızı artırmak için, kuru
baklagiller, saflaştırılmamış tahıllar, kepekli ekmek, sebze, meyve gibi
lif içeriği yüksek olan besinlere günlük beslenme programınızda mutlaka
yer verin.
Kabuğu ile yenilebilen sebze ve meyvelerin
kabuklarını soymayın. Diyet posası kolon ve rektum kanserlerine karşı
koruyucudur, kabızlığı, kan kolesterolünün ve kan yağlarının
yükselmesini önler. Bunun yanı sıra liften zengin besinlerin glisemik
indeksi daha düşük olduğu için kan şekerini yavaş yükseltirler ve şeker
hastalığı riskini azaltıcı besinlerdir.
• Günlük tükettiğiniz şeker miktarını azaltın.
Fazla şeker ve tatlı tüketmek bazı kanser risklerini arttırıyor. Tatlı
seçiminde meyveli veya sütlü tatlıları tercih ediniz. Taze meyveler veya
kuru meyveleri de tatlı yerine tüketmeniz sağlıklı bir seçimdir. Hamur
işi tatlıları, kızartılmış ve şerbetli tatlıların tüketim sıklığını ve
porsiyon miktarını azaltın. Böylelikle günlük aldığınız şeker, yağ ve
enerji miktarını düşürebilirsiniz.
• Çok tuz kullanımı ve tuzlu besinlerin tüketimi mide
kanseri riskini artırıyor. Çok tuzlu besinler, salamuralar,
turşular vb. çok tuz içeren besinlerin sık ve çok tüketimlerinden
kaçının. Yemeklerinizi çok tuzlu yapmayın ve sofrada tuz kullanmayın.
Yemeklerinizi pişirirken kekik, kimyon, nane, kırmızı biber, soğan,
sarımsak, maydanoz gibi aromatik besinleri kullanarak tuz kullanımını
azaltabilirsiniz. Besin maddelerini tuzlayıp saklamak yerine dondurarak
saklama yöntemini
tercih edin.
• Nemli yerlerde saklanan tahıl, un, kurubaklagiller ve
ceviz, fındık,fıstık ve benzeri yağlı tohumlar ve baharatlarda küf ve
toksinler oluşabiliyor. Bu toksinlerdenaflatoksin özellikle
karaciğer kanseri için bir risk faktörüdür. Bu besinleri kuru ve serin
yerlerde saklayınız.
Küflü peynirleri de tüketmekten kaçının.
• Günlük 1,5-2 litre kadar su ve sıvı tüketin.
Aldığınız sıvılar, su, meyve suyu, çay, bitki çayları (ıhlamur, adaçayı,
yeşil çay, kuşburnu vb.), komposto ve hoşaflar, ayran olabilir.
• Alkollü içkilerden sakının. Alkol tüketme
alışkanlığınız varsa haftada 1–2 defadan çok alkol almayın. Yapılan
çalışmalar alkollü içkilerin bazı kanser risklerini artırdığını ortaya
koymaktadır.
• Sigara içmeyin. Sigara içmek başta akciğer,
soluk borusu kanserleri olmak üzere birçok kanser sıklığını
artırmaktadır.
• Düzenli fiziksel aktivite yapın. Günde en az
30 dakika. olmak üzere haftada en az 3–4 gün yürüyüş, yüzme, bisiklete
binme gibi aerobik egzersizleri düzenli olarak yapın. Bol oksijenli açık
havada yürüyüş yapmayı tercih edin.
• İçme suyu olarak temiz su kaynaklarını kullanın.
• Vitamin preperatı kullanımının kanserden koruyucu
etkisine karşı henüz yeterli kanıtlar yok. Vitamin ve mineral
gereksinmelerinizi doğal besinlerle karşılamaya çalışın. Unutmayın
vitamin ve minerallerin hastalıklara karşı koruyuculuğu ve etkinliği
besinlerde bulunan diğer antioksidan moleküller, fitokimyasallar, posa
ve içerdikleri besin öğeleri ile birlikte olmaktadır.
• Katkı maddesi içeren hazır gıdaların, nitrit ve
nitratlar gibi katkı maddelerini içeren salam, sosis, sucuk, pastırma
gibi besinlerin tüketimlerini sınırlandırın.
• Yapay tatlandırıcı kullanımınızı sınırlandırın.
Yapay tatlandırıcı kullanmak yerine şeker alımınızı kısıtlayın.
Kanser Riskini Azaltan Besinler
Sebzeler
• Soğan, sarımsak
• Lahana (beyaz, kırmızı, kara), karnabahar, pırasa, turp, şalgam
• Havuç, domates
• Ispanak, marul, kıvırcık, asma yaprağı, maydanoz, tere, nane,
roka, pazı, yenilebilen yabani otlar, pancar,
• Salatalık, biber, taze fasulye, bezelye, bakla, mantar, patlıcan,
enginar, kabak (yaz, kış), bamya
Kuru baklagiller
• Mercimek, nohut, fasulye, barbunya, bezelye, soya fasulyesi
Meyveler
• Portakal, greyfurt, limon
• Kavun, karpuz
• Kuşburnu, böğürtlen, kızılcık
• Üzüm, incir, nar, dut
• Elma, armut, ayva, erik
• Muz, hurma, yenidünya
• Kiraz, vişne, çilek,
Kuruyemişler
Leblebi, kestane, badem, fındık, fıstık, ceviz
Tahıllar
Tam buğday ekmeği, kepekli ekmek, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği,
bulgur, yarma
Hayvansal ürünler
Yumurta, yağsız veya az yağlı süt, yoğurt, peynir, çökelek,
probiyotik süt ve yoğurt ve kefir
Kanser Riskini Artıran Besinler
• Yaşlı ve yağlı koyun, sığır, keçi ve tavuk etleri
• Yağda kızartılmış besinler
• Hamburger
• Tuzlanmış besinler
• Sade, yağlı etten yapılmış köfteler
• Tütsülenmiş besinler
• Sucuk, sosis, salam gibi nitrit nitrat eklenmiş besinler
• Doğrudan ateşte pişirilmiş etler
• Tereyağı, iç yağı
• Sebze ve meyvelerden fakir beslenme