Anayasa Mahkemesi'nin sigara yasağının
iptali ile ilgili kararı merakla beklenirken, hükümetten sürpriz bir
çıkış geldi.
Çalışma Bakanı Ömer Dinçer, yasağın iptal edilmesi halinde
sigaraya bağlı hastalıkların tedavisinin sosyal güvenlik kapsamı dışına
çıkartılması yönünde çalışma yapabileceklerini söyledi. Sigaraya bağlı
hastalıkların başında akciğer, gırtlak gibi kanser türleri, kalp ve
damar hastalıkları var. Bu hastalıkların tedavisinde sosyal güvenlik
sisteminden yaklaşık 4-5 milyar lira çıktığı tahmin ediliyor.
Böyle bir
çalışma olursa vatandaş tedavi masrafını kendi karşılayacak. Bazı
uzmanlar, "Sigara içenlere çifte ceza getirmeden sorun çözülmeli"
derken, bazıları da, "Bakanlık, 'Kişisel özgürlüğünün sonucunda bu
hastalığa yakalandın' diyebilir. Bu açıklamaların altında, toplumun
düşünmeye sevk edilmesi var" görüşünde.
Türkiye'de; kahvehane, bar,
restoran dahil tüm kapalı alanlarda sigarayı yasaklayan yasa, geçen yıl
temmuz ayında yürürlüğe girdi. Ancak Danıştay, kahvelerde sigara
yasağının kaldırılması konusunu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Mahkemenin
önümüzdeki günlerde vereceği karar da, Türkiye'nin en önemli gündem
maddelerinden biri haline geldi.
VATANDAŞIN PARASI DUMAN
Parlamentoda bazı gazetecilerin sorularını
yanıtlayan Çalışma Bakanı Ömer Dinçer, hükümetin yasağın kaldırılması
halinde çok sert yaptırımları gündeme getirebileceğinin sinyalini verdi.
Dinçer, "Anayasa Mahkemesi yasağı iptal ederse, sigaraya bağlı
hastalıkların sosyal güvenlik kapsamı dışına çıkartılması üzerinde
çalışabiliriz.
Çünkü biz vatandaşlarımızın parasının duman olmasını
istemiyoruz. Sağlıklarını kaybetmesini istemiyoruz" dedi. Dinçer,
bakanlıklarında şu anda böyle bir çalışma olmadığının altını çizdi ve
"Ama şarta bağlı olarak çalışma yapılabilir. Anayasa Mahkemesi iptal
ederse bu konu üzerinde çalışabiliriz" diye konuştu.
Ölüme mahkûm edilmemeli...
Prof. Dr. Feride Aksu Tanık (Türk Tabipleri
Birliği Genel Sekreteri): Böyle bir yaklaşım çok yanlış. Herhangi bir
demokratik ülkede beklenen bir şey değil. Sigara ile ilgili
hastalıkların ortaya çıkması 20 yılı bulabilir.
Geriye dönük bir
cezalandırma işletilemez. Bu caydırıcı olmaktan uzaktır ve akciğer
kanseri, mesane kanseri, kronik bronşit, dil kanseri ve solunum yolları
ile ilgili hastalıkları olanların ölüme mahkum edilmesi demektir.
Devletin, koruyup kollayıcı, yol gösterici olması gerekir. Sigara
içenlere çifte ceza getirmeksizin bu sorun çözülmelidir.
Hasta başına 40 bin dolar
Onkoloji Kanserle Savaş Derneği Başkanı Mahmut
Özpınar: Tüm kanser hastalarının yüzde 30'unu akciğer kanseri
oluşturmaktadır. Toplam 500 bin kanser hastasının 120 bin civarı akciğer
kanseridir. Kemoterapi gibi tedavi masraflarına yaklaşık 40 bin dolar
harcanmaktadır.
'Kişisel özgürlük' deniyorsa
Sevgi Aksu (Sigarayla Savaşanlar Vakfı
Başkanı): Akciğer kanserinin en büyük sebebi sigaradır. Akciğer kanseri
olan her 100 vakanın yüzde 85-95 arasındaki kısmı sigara içenlerden
oluşuyor. Türkiye'de en sık görüleni akciğer kanseridir. Kalpdamar ve
solunum yolu hastalıklarının önemli bir bölümü de sigaraya bağlı. Bu
hastalıkları, kapsam dışına çıkartmak çok ciddi sonuçlar doğuracaktır.
Danıştay, sigara ile ilgili kararında kişisel özgürlüklerden bahsediyor.
Bakanlık, 'Kişisel özgürlüğünün sonucunda bu hastalığa yakalandın'
diyebilir. Bu açıklamaların altında, toplumun düşünmeye sevk edilmesi
var.