|
|
|
Tarih : 23.06.2009 - 17:36:01 |
|
| Erzurum Şifa Hastanelerinde bypass ameliyatı olan kalp hastaların yüzde 98inin kalbi durdurularak ameliyat ediliyor. Bu yöntemin atan kalpte yapılan bypass ameliyatından sağlıklı ve hastanın yaşam kalitesini de daha uzun ömürlü yaptığı bildirildi. |
|
|
|
Türkiye`de özellikle kalp hastalıkları konusunda son teknolojik sistemlerle verdiği hizmetlerle adını duyuran Özel Şifa Hastaneleri, kalp ameliyatlarında hastalarının yüzde 98`inde dünyanın da kabul ettiği `duran kalp` yöntemini uyguluyor.
Bundaki amacın; hastanın mevcut hastalığına eşlik eden felç, böbrek yetersizliği, uzamış yoğun bakım kalış süresi, uzamış solunum makinesi desteğine ihtiyaç duyan KOAH(astım) gibi ek hastalıkları da varsa ve hastalıklı damarlar kalbin ön yüzünde ise cerrahi riski azaltmak olduğu bildirildi.
Duran kalpta yapılan ameliyata; kalp durdurulup hastalıklı damar alanları rahatlıkla görülebildiği için temizlenmesi ve yeni takılan damarın kalbin kendi damarına birleştirilmesi yüzeyinin açısının ve genişliğinin en fizyolojik ayarlanabildiği bir teknik olduğu kaydedildi.
Erzurum Şifa Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Volkan Yurtman, söz konusu tekniğin koroner bypass ameliyatı olan kimselere uygulandığını belirterek, koroner arterlerin daralmalarında tedavi yönteminin 3 çeşit olduğunu açıkladı.
Bunlardan ilkinin ilaç tedavisi, ikincisinin koroner balon anjioplasti veya stent uygulamaları, üçüncüsünün ise koroner bypass ameliyatı olduğunu ifade eden Op. Dr. Yurtman, hangi tedavi şeklinin seçilmesi gerektiğine ise hastalığın durumuna göre kalp cerrahı ve kardiyologdan oluşan ortak konseyce karar verdiğini anlattı.
Tedavi yönteminin cerrahi olarak seçiminde hastanın genel durumu, koroner arterlerin yapısı ve kalbin kasılma gücü gibi birçok faktörlerin etkili olduğunu kaydeden Op. Dr. Yurtman, koroner bypass ameliyatlarında duran kalpta yapılan ameliyatların hasta açısından avantajlı olduğunu ancak geçici olarak da olsa bazı risklerinin de bulunduğunu açıkladı.
Duran kalpte yapılan ameliyatlarda kalp durdurularak hastalıklı damar alanlarının rahatlıkla görülebildiği gibi temizlenmesi ve yeni takılan damarın kalbin kendi damarına birleşmesi, yüzeyinin açısının ve genişliğinin en fizyolojik ayarlanabildiği bir teknik olduğunu söyleyen Op. Dr. Yurtman, bu sistemin cerrahi etkinliği en yüksek olan bir yöntem olduğunu belirtti.
Ancak kalp-akciğer makinesinin etkisine bağlı yapılan koroner bypass ameliyatlarından sonra bazı bilişsel değişiklikler görülebildiğine de dikkat çeken Op. Dr. Volkan Yurtman, bu değişikliklerin genellikle geçici hafıza kaybı, konsantrasyon eksikliği ve düşünce bozuklukları gibi algılama fonksiyonları olduğunu sıraladı.
Bazı durumlarda hastaların ameliyat sonrası daha duygusal ya da asabi bir davranış sergileyebildiğine de işaret eden Op. Dr. Yurtman, bütün bu bilişsel bozuklukların yüzde 90`ının bir yıl içinde düzeldiğini de vurguladı.
Şifa Hastaneler Grubu olarak bypass ameliyatlarının yüzde 98`ini duran kalpte yaptıklarını söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Volkan Yurtman, duran veya atan bir kalbe yapılan ameliyatı, bir otomobil motorunun tamiri ile de kıyasladı.
Op. Dr. Yurtman, `Çalışan bir arabanın motorunda tamir edebileceğiniz ya da değiştirebileceğiniz parçalar sınırlıdır. Motorun kendisiyle ilgili yapabileceğiniz en kaliteli iş, motor durmuş ve soğuk iken olur. Motor çalışırken yapılabilecekler vardır ancak asla duran bir motorda yapılabilecekler kadar net değildir.` ifadelerini kullandı.
Op. Dr. Yurtman, günün teknolojisi ve cerrahi tecrübe sayesinde duran kalpte yapılan bypass ameliyatlarının tüm hastalara uygulanabildiğini de sözlerine ekledi. (CİHAN)
23 Haziran 2009, Salı